< Her şey SEN'de saklı - Blogcu





Gözlerini Kapat

 

 

Gözlerini kapat!
Seni düşündüğüm gibi beni düşün.
Gözlerin kapalı rüzgarın karşısına geç,
Dağları,yolları,insanları unut;
Unut aramızdaki uzaklığı
Sadece rüzgarı hisset yüzünde...
Gözlerini kapat ve yıldızların altına geç
Beni düşün seni düşündüğüm gibi
Sana uzattığım elimi tut;
Yıldızların arasına gel benimle
Yıldızlarda parlayalım seninle
Sabahlara kadar dans edelim...
İzin ver sımsıkı kavrıyayım seni
Kayıp düşme kollarımdan; tutun bana...
Kaçırma gözlerini benden
Gözlerini kapat!
Hayallerime katıl;
En parlak en gerçekçi düşüm ol
Düşlerime katıl; düşlerinle büyüt onları...
Gözlerini kapat!
Sadece kalbinin sesini dinle
Sana yolladığım kalbimi al;
Sevgini yerleştir içine
Umutlarınla birlikte bana yolla
Ama yollamaya kalkma kalbini bana;
Sevgimi yerleştirmemi bekleme kalbine:
Sığmaz çünkü kalbine sevgim...
Gökyüzünde buluştuğumuzda gözlerime bak sadece
Gözlerimdeki sevgi yetsin sana;
Hepsini sana yollamamı bekleme sevgimin
Sığmaz kocaman sevgim kocaman kalbine...
Geldiğinde gözlerini aç;
Görmek istiyorsan seni seven bir ruhu
Etrafına iyi bak!
Gördüğün her yıldız her parıltı;
Sadece sana olan sevgimin kırıntıları...

 

 

ALINTI

Sana Ne Yaptılar

[IMG]http://negatif.com/fotolar/829/10829/3c2e6701009e1998aed65d2d88374c19.jpg[/IMG]

 

Sana Ne Yaptılar

		 		
o sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi
bir bıçağın ağzında yürür gibiydin  
demirlerin soğukluğu soluk dudaklarında  
gözlerinde karanlığı dar hücrelerin  
seni görür görmez özgürlüğümden utandım  
söyle ne içersin çay mı kahve mi  
çok değişmişsin birden tanıyamadım   
saçların uzundu omuzlarına akardı  
gönlümüz şenlenirdi sarışınlığından  
onlar mı kestiler sen mi kısalttın  
gülerdin içimize aylar doğardı  
görünmez dağların arkasından  
eski gülümsemeni beyhude aradım  
o sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi  
çok değimisin  birden tanıyamadım   
bir çay içer misin yoksa kahve mi  
kibritim yok demek cıgaraya başladın  
ellerin de titriyor bir şeyin mi var  
böyle bir kız değildin sen eskiden  
sana ne yaptılar sana ne yaptılar  
kirpiklerin ıslanıyor durup dururken  
o sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi  
çok değimisin  birden tanıyamadım 

Atilla İlhan   

OTUZBEŞ YAŞ

 

OTUZBEŞ YAŞ ŞİİRİ

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahı bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

 
CAHİT SITKI TARANCI

ERKEKLER AĞLAMAZ

 

Bu gün seni düşünüp, daldım yine derine
Hüzün tahtını kurdu, mutluluğun yerine
Yıllar geçti peşpeşe, senden hâlâ haber yok
Beyhûde, rastlanmıyor, nedense benzerine...

Unutmak kolay olsa, bunu herkes yapardı
Avunmak çâre ise, gönül bir pay kapardı
Silinmez izler mevcûd, yüreğime nakşolmuş
Öyle olmamış olsa, belki çoktan kopardı...

Raftan aldım usulca, albümü karıştırdım
Hayâlinin ardından, düşümü yarıştırdım
Çatmışsın kaşlarını, içli, küskün, bakışlar
Yine senden habersiz, kalpleri barıştırdım...

Mor menekşe elinde, ilk sayfadaki resmin
O'nun hemen üstünde, yaldızlı yazan ismin
Hâtırâlar vuruyor, çekemiyorum artık
Kim bilir nerelerde, özlettirdiğin cismin? ..

Son yazdığın mektubu, tuttum, aldım elime
Okumayı istedim, ondan bir kaç kelime
Olmadı, yapamadım, yutkundum da yutkundum
Prangalar vuruldu, sanki bir an dilime...

Orta sayfada bir gül, kurumuş yıllar önce
Dayanamıyor artık, sızlatan bu dirence
Hâlinden memnun değil, mahzûn, boynu da bükük
Besbelli ki acıyor, bana, benden çok, bence...

Ellerimin içine, koydum şöyle başımı
Tutamadım, koyverdim, gözlerimden yaşımı
Daha ne kadar sürer, yokluğunla dostluğum?
Kendimi unutturdun, adım sabır taşı mı?

Veremediğim yüksük, son sayfada duruyor
Sanki o da kederli, sâhibini soruyor
Hıçkırıklarım artıp, yığılıyorum yere
Taşan göz pınarlarım, zannetme ki kuruyor! ..

Kanepeye yaslanıp, hüngür-hüngür ağladım
Erkekler ağlamazmış, seller gibi çağladım
Verem olurcasına, ciğerimi dağladım
Yokluğunda varlığın, zâten tek avunduğum
Bir gün dönersin diye, yine ümid
bağladım..

Bilmiyorum neredeyim ne haldeyim ben kimim

 

Bilmiyorum neredeyim ne haldeyim ben kimim

		 		
Bilmiyorum neredeyim ne haldeyim ben kimim?
Ayrılırken kimliğim adresim sende kalmış 
Tebessümü yüzüme çok görüyor matemim 
Güldüğümü gösteren tek resim sende kalmış 
Akların kaybolduğu rengin ahenk bulduğu 
Toprağın kadehine ab-ı hayat dolduğu 
Bir gül için bülbülün saçlarını yolduğu 
Aşkın harman olduğu o mevsim sende kalmış  
Nerede o çocuksu o şımarık hallerim 
Saçlarına hasreti tanımayan ellerim 
Rengarenk rüyalarım toz pembe hayallerim 
Tekmil neşem sevincim hevesim sende kalmış  
Ayıplama kınama kahveye gidiyorsam 
Avunabilmek için bir tavla atıyorsam 
Garson çay uzatırken ben 'aklımda' diyorsam 
Sende kalmış demektir ladesim sende kalmış  
Dostlar da muhabbeti kestiler,luzumda yok 
Zaten senden ziyade sohbetim sözüm de yok 
Sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok 
Aynalarda kendimi göresim sende kalmış  
Allahım düşmanımı düşürmesin bu za'fa 
Sanki her noksanımı mecburum itirafa 
Hangi şarkıya girsem notalar do re mi fa Sol! 
diyorum sana sol! sesim sende kalmış  
Sende kalmış umudum saadet çağım sende 
Sende kalmış huzurum tüten ocağım sende 
Sende hayat kaynağım duygu membağım sende 
Can diyorum sana,can-kafesim sende kalmış  
Gel Tanrıya borcunu teslim etsin bu yürek 
Tez gel ki enkazımı kapatsın kazma kürek 
Kelime-i şahadet getirmem için gerek 
Son diyorum sana son nefesim sende kalmış... 


Cemal Safi

UNUTAMAYIŞ...

 

UNUTAMAYIŞ!...

Gözlerimdeki bu hüzünlü ve karanlık bakış
güz mevsiminin son günlerinden kalma
İçine gizlenen yorgun yağmurlarıyla
grinin bütün tonlarındaydı bulutlar
Ve kim bilir kaçıncı kez aynı yollarda
göç ortasındaydı kuşlar
Ve ben böyle dalıp ufuklara, gözlerini düşünürken
ayrılık acısı saplanır yüreğime
Sen unutulmuş bir tebessüm kadar uzaktasın
Sessiz ve yürek üşüten bir soğuklukla başlayan
geceye benziyordu ayrılık
Unutuşlarsa aniden ya da hiçbir zaman
Rüzgarda uçuşan saçların değerken yüzüme
ve sesin gelirken bu kadar yakın
Yeni sürülmüş tarlaya atılan tohumların çatlaması gibi
ilk yağmurda yeniden canlanıyor unutamayışım
Sen rüzgarların önünde bir buluttasın
Bu iskeleye ne zaman gelsem
yanımdasın gibi sana sarılır, kokunu çekerim içime
Uzatırken elimi dalgaların şahlanan atlara benzeyen köpüklerine
her defasında aynı vedayı yaşarım yeni baştan
her defasında aynı kırılgan yalnızlık
'gittiğim yer, tam senin olduğun yerdir'
Sen dalgalar üstünde pupa yelken bir kayıktasın
Umut
'umut, daldaki son yaprak'

BEN SANA MECBURUM

 

Ben Sana Mecburum

		 		
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum 
 büyüdükçe büyüyor gözlerin  
ben sana mecburum bilemezsin  
içimi seninle ısıtıyorum   
ağaclar sonbahara hazırlanıyor 
 bu şehir o eski Istanbul mudur  
karanlıkta bulutlar parçalanıyor  
sokak lambaları birden yanıyor  
kaldırımlarda yağmur kokusu  
ben sana mecburum sen yoksun   
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur  
insan bir akşamüstü ansızın yorulur  
tutsak ustura ağzında yaşamaktan  
kimi zaman ellerini kırar tutkusu  
birkaç hayat çıkarır yaşamasından  
hangi kapıyı çalsa kimi zaman  
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu   
Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor  
eski zamanlardan bir cuma çalıyor  
durup köşe başında deliksiz dinlesem  
sana kullanılmamış bir gök getirsem  
haftalar ellerimde ufalanıyor  
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem  
ben sana mecburum sen yoksun  
 belki Haziran'da mavi benekli çocuksun  
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor  
bir şileb sızıyor ıssız gözlerinden  
belki Yesilköy'de uçağa biniyorsun  
bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor  
belki korsun kırılmışsın telaş içindesin  
kötü rüzgar saçlarını götürüyor   
ne vakit bir yaşamak düşünsem  
bu kurtlar sofrasında belki zor  
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden  
ne vakit bir yaşamak düşünsem  
sus deyip adınla başlıyorum  
içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin  
hayır başka türlü olmayacak  
ben sana mecburum bilemezsin. 


Atilla İlhan

 

Bekleyenler İçin

Bekleyenler İçin


Bir ayak sesi duymayayım
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir siyah saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum
Her şey bana seni hatırlatıyor
Gökyüzüne baksam
Gözlerinin binlerce sini görürüm
Bir rüzgar değse yüzüme
Ellerini düşünmeden edemem
Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer
Tadı senden gelir
Yediğim yemişlerin
İçtiğim içkilerin
Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
Bu emsalsiz hüzün
Seni beklediğim içindir

Resmine bakamaz oldum
Uykulardan korkuyorum artık
Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan
Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni
Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada

Ve şu saat geldiğin anda
Durabilir sevincinden
Zaman çıldırabilir
Çünkü benim dünyamda
Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.

Bir çocuk doğmayı bekler
Bir ağır hasta ölmeyi
Bitkiler yağmur ve güneşi bekler
Yalnız bir kadın sevilmeyi
Ve düşün ki bir adam
İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi
Seni bekler
Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi

Sen gelinceye kadar
Pencerem kapalı duracak
Rüzgar gelmesin diye
Artık perdeleri açmayacağım
Gün ışığı girmesin diye
Sonra kahrolacağım
Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta
Ve günlerce gecelerce haykıracağım
Neredesin diye, Neredesin?

Bir gün bu kapıdan sen gireceksin
Biliyorum
Er geç bu bekleyişin bir sonu gelecek
Yıllarca sonra
Öldüğüm gün bile gelsen
Bütün bu bekleyişimi ve öldüğümü unutup
Çocuklar gibi sevineceğim
Kalkıp sarılacağım ellerine
Uzun uzun ağlayacağım.

 

ALINTI

Kaldırımlar

Kaldırımlar

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa karışan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayâl görüyorum.

Kara gözler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum.
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi

ALINTI

BEN SENİ GÖRMEDEN SEVDİM..

BEN SENİ GÖRMEDEN SEVDİM..

 

ben seni görmeden sevdim
ahlakına hayran
ruhuna sevdalıyım.
aradaki mesafelerin ne önemi varki?
kalpten kalbe köprü kurulmuş bir kere.
aşkı iki öpücükten ibaret sayanlara inat
ben seni görmeden sevdim.
hani aynı evin içinde olupta,
aralarına kalın duvarlar örenler
hatta,
yanyana olupta
aralarına kilometreler yerleştirenler varya
duysunlar sevdamı
utansınlar
ben seni görmeden sevdim
aşk nedir?
aşk gözle görülmezki
kalple hissedilir bence
aşk ondan çok uzaklarda
onunla olabilmektir
paylaşmaktır acıyı tatlıyı
ben seni görmeden sevdim
...

 

ALINTI

« Önceki ::

SİTELERİNİZE SAĞ TUŞ ENGELİ KOYMAK Bu kodu şablonunuzda kodların en sonuna ekleyebilirsiniz,sağ tuş engelleyerek bir nebzede olsun alınmasını istemediğiniz bilgilerin kopyalanmasını önlemiş olursunuz.Ama biraz bilgisi olan başka yöntemlerle yinede alabilir,bilginize %100 çözüm değildir.     20-05-2007 17:34 http://htmlkodlar.blogcu.com/3010888/ - WEB SİTENİZE,BLOGLARINIZA ARKAPLAN RESMİ EKLEMEK Var olan bir şablona arka plan eklemek için aşağıdaki kodu ekliyoruz body tagı yerine yukarıdaki yazılır arkaplan resmini sabit kalıp yazıların arkaplan üstünde kayması isteniyorsa aşağıdaki kod kullanılır fixed komutu bunu sağlar Kodlar düzeltilmiştir.arkaplan.gif yazan yere arkaplanınızın url sini eklemeyi unutmayın bu şekilde çalışmaz.blogcunun kendi resim uploadundan upload edip linkini http si ile birlikte yazacaksınız.< b o d y > yazan yer ile bu kodu değiştireceksiniz   Eğer arkaplanı eklediğinizde arka resim sayfaya yayıldı ise ve ortalanmasını istiyorsanız,şu kodu da ekliyorsunuz.   body { background-color:FFFFFF; background-attachment: fixed; background-position:top center; background-repeat:repeat; }   Bu kodu < s t y l e > tagından sonra uygun bir yere ekliyorsunuz, color yazan yere arkaplana uygun bir renk seçin,bu önemli bazen resim yüklenemiyor ozaman bu renk devreye giriyor,bu kodu eklerseniz zaten arkaplan üstünde sayfanın kayması kodu var(fixed olan),1. kodu ekleyebilirsiniz,top center arkaplan resmini ortalar,repeat ise resmi tekrarlar boşluk kalmasını önlemiş olursunuz.Yani sayfadan küçük boyutlarda bir resim eklerseniz resim tekrarlı olur. 15-04-2007 03:30 http://htmlkodlar.blogcu.com/2604642/ - title>WEB SİTESİNDE ARKAPLANA SES(MÜZİK) NASIL EKLENİR,AYARLARI NASIL YAPILIR Öncelikle seçeceğimiz ses dosyasının ağır olmamasına dikkat ediyoruz ki kolay yüklenip takılmadan çalabilsin. O ses dosyasının url sini mp3 olarak elde ettikten sonra,böyle bir kod içine ekliyoruz bu kodla ses dosyanız 1 kere çalacaktır aşağıdaki kod gibi eklerseniz ses dosyanız sınırsız sayıda çalacaktır. loop değerini -1 yerine 3 yazarsanız sadece 3 kere çalacaktır.dilediğiniz gibi editleyebilirsiniz. Aşağıdaki kodda ise ses dosyasının sesin ne kadar alçak yada yüksek sesle çalacağını belirlemiş oluruz.sayı değerini ne kadar yükseltirsek sesi o kadar kısmış oluruz deneyerek ses değerini editleyebilirsiniz. ÖNEMLİ NOT:Kodu body tagları arasında herhangi bir yere ekleyin.   Size kodu deneyebilmeniz için mp3 url ile düzenlenmişini veriyorum,deneyebilirsiniz,sadece deneme amaçlıdır,url sık sık değiştirilecektir,bir süre sonra çalmaz.   15-04-2007 02:11 http://htmlkodlar.blogcu.com/2604442/ - title>WEB SİTENİZDEKİ LİNKLERE VE RESİMLERE MOUSE İLE ÜSTÜNE GELİNDİĞİNDE AÇIKLAMA GÖSTEREN YÖNTEM Web sitelerinde bazı link yada imageların üstüne mouse ile gelindiğinde küçük bir pencerede açıklama gösterir benim en baştaki aşknameleri banner reklamımdaki gibi.Bunu yapmak için şu kodları uyguluyoruz ANASAYFA Yukarıdaki kodun içinde title dan sonra " " içerisindeki yazı,ANASAYFA yazısına mouse ile gelindiğinde görünen açıklamadır,tıklandığında ise kod içerisindeki url adresine bağlanır   Jitansla Aşk namelerinde aşka dair herşey......,yeni bloğuma beklerim Yukarıdaki kodda da resim,image üzerine mouse ile gelindiğinde alt tan sonra " " arasında yer alan yazı açıklama olarak görünür   15-04-2007 01:05 http://htmlkodlar.blogcu.com/2603935/ - BLOGLARA YAZI EKLEDEN YOUTUBE VB. VİDEO EKLEME Youtube videoyu örnek göstererek anlatmaya çalışacağım. Yayınlamak istediğiniz videonun yanında genellikle hem url sini hemde embed kodunu verirler. Bize gerekli olan embed yazan yerdeki kod. Bloğumuza şifremizle giriyoruz. Yazı ekleye giriyoruz. Videoya uygun bir başlık yazdıktan sonra,yazı ekleme kısmınada mutlaka bir şeyler yazıyoruz.En azından kısa bir açıklama ekliyoruz. Yoksa eklediğimiz video çıkmaz. Kısa açıklamamızıda ekledikten sonra  HTML  yazan yazının sol kutucuğunu tıklıyoruz ve gördüğümüz yazının sonuna EMBED yazan yerdeki video kodunu ekliyoruz. Tekrar HTML kutucuğundaki tıkı kaldırmak için tıklıyoruz. Karşımıza çıkan pencerenin en altına biraz boşluk veriyoruz enter la. Önizleme yapıyoruz,videomuz kısa bir süreden sonra çıkacaktır.Çıkmıyorsa bir yerde hata yapmışsınızdır.Tekrar deneyin. Videomuz önizlemede görünüyorsa yayınlamak için gerekli olan kaydete tıklıyoruz. Hepsi bukadar Kolay gelsin   YAZI EKLEDEN EKLENEN ÖRNEK VİDEO     Atatürk ve 10. yıl Marşı       07-04-2007 01:02 http://htmlkodlar.blogcu.com/2515640/ -